singles in bonn finden telefon flirt kostenlos single lilienfeld partnersuche 50 gold single party dresden

Tanrıların Modern Kalıpları

Nadir YILDIRIM

İslam’ın II. Halifesi Hz. Ömer (r.a), cahiliye döneminden hatırladığımda güldüğü ve ağladığı iki şeyden bahseder. Halife Ömer, kızını diri diri toprağa gömdüğü anlarda yaşadıklarına ağlar, helvadan putlar yapıp, tapındıktan sonra acıktıklarında onu yedikleri zamana da güler.

Bu olaydan ilki, aslında sadece kadınların meta olarak kullanıldığı anlamının ötesinde insan olarak bir varlığın yok edilmesi ve insan varlığına karşı gösterilen vahşice bir davranışı sembolize eder ki cahiliye dönemi insanoğlunun yaşadığı ve inandığı hayat tarzının kavramsal bir ifadesidir, cehl; bilgisizlikten, az bilmekten çok daha derin anlamlar taşır.

Zihnimize modern zamanlarda sokuşturulan, insanın sosyal evriminde, o dönemin insanlarını cahillik, bilgisizlik, düşüncesizlik, kabalık, saygısızlık, kaba kuvvet kullanan mağara insanları gibi düşündüren anlatım biçiminden olsa gerek ki onları, hep dünyayı kaba saba algılayan ve fakat bizim gibi insan hakları, demokrasi, hürriyet vb. kavramları anlamaktan uzak yabani varlıklar olarak düşünürüz. Bugünden farklı olarak (!) o gün, insanların diri diri toprağa gömülmesi için onay veren bir toplum ve bu toplumun içinde buna karşı koyan insanlar…

Binlerce yıl önce, bilgiden mahrum yabani (!) insan, kendi türünü sosyal bir onur ve toplumsal kuralların zorlamasıyla diri diri toprağa gömerken, modern çağın insanı, bilginin her yerde kendisine sunulduğu bilgin (!) insan, yine aynı kaygılarla, kendi türünü toprağa gömmekten, onu yok etmek mücadelesinden vazgeçmedi.

O gün, eliyle  yaptığı helvaya “tanrı” değeri yükleyen, daha sonra da acıktığında onu yiyen insan, bugün kendi ürettiği ticari, ekonomik, sosyal, siyasi, ideolojik helvalara; düşüncelere tanrı değeri yükledi. Hem de cahiliye devrinin insanından daha bilgece ve daha profesyonel. Tek farkla ki; tanrısını yemedi, onunla bütün insanlığı oburca yok etmek için savaşmaya başladı

Sormadan geçemiyor insan: Öyleyse, cehlin modern halini yaşadığımız çağımızla, o bizim antik çağlar olarak düşündüğümüz çağ arasında insan davranışı arasında ne fark var?

“Tanrıdan helva petrol” için insanları, kadınları çocukları öldürmekle, tanrı helvaya tapınanlar arasında ne fark var?

O gün, bütün metaya ve dünya varlıklarına köle olmayı tercih eden, “Bir olan Allah” inancında özgürlük yerine savaş ve fitneyi körükleyen, uydurduğu binlerce tanrıya tapan, bu tanrılaştırılmış meta için insanlığı yok eden, insanı köleleştiren, sömüren, köle haline getiren bu günün insanı arasında ne fark var?

Dünün diri diri insanı toprağa gömen, kadını aşağılayan, insanı hor gören, inandığı helvalar için öldüren, aldatan, yok sayan, hak ve hukukuna riayet etmeyen, çalan, kin ve düşmanlık besleyen, insana köle muamelesi yapan, daha çok zengin olmak adına, daha çok güç adına, daha çok benlik ve statü adına, kendi lüksü ve narsist, mazoşist egosu için insanı yok etmeye çalışan insanı ile bu günün insanı arasında ne fark var?

el Cevap: Tek fark var, o gün tapındığı helvalardan tanrılar vardı, acıkınca yediği… Bugün modern araçlarla yaptığı tanrıları dahi kendine köle yapan, kendi kendini tanrılaştırdığı, ilahi rolleri arakladığı  “Helvadan Tanrı Benliği”!

Dünün insanı birkaç put ve bir tadımlık tanrının peşinden koşarken, insanlık dışı tüm davranışların karşısında bu gün sayılamayacak kadar tanrıların peşinde, dünyanın her yerinde milyonlarca insana açlık, susuzluk, yokluk çektirmeye, onları yok etmeye, ihanet planlarıyla onların bağımsızlıkları üzerinde hilekar ve sadist işkenceler uygulamaya devam ediyor.

Üstelik bunu yaparken helvasının tadını çıkara çıkara zevkten dört köşe. Gururla ve kendini ödüllere boğarak yapıyor. Uydurduğu dinin milyonlarca mensubuyla, hain ayinlerine devam ediyor.

Oysa biz biliyoruz ki bir olan Allah’a kul olamayan, binlerce tanrının kölesi olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir